Atatürk Kültür Merkezi

10 Yıldır Çıplak Kalmış Bir Yapının Varlığını Sürdürmesi Mümkün mü?

Yaklaşık 10 yıldır kapalı olan Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) akıbeti belli oldu. Taksim’de yeniden inşa edilecek olan AKM’nin projesi binanın mimarı Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu Murat Tabanlıoğlu tarafından tasarlandı. Yeni AKM üzerinde tartışmalar sürerken Murat Tabanlıoğlu ile konuştuk.

Kapılarını 2008’de kapatan Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) akıbeti yıllardır konuşuluyordu. İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 20 Ekim tarihli ve 5785 sayılı kararıyla AKM’nin cephe görünüşünü, fonksiyonunu ve ismini koruyacak şekilde hazırlanmış yeni avan projeyi uygun buldu. Yıllardır tartışmalara konu olan AKM’nin yeni hali Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı tanıtım toplantısıyla açıklandı.

“10 Yıldır Çıplak Kalmış Bir Yapının Varlığını Sürdürmesi Mümkün mü?” okumaya devam et

Cem Kocacıklıoğlu

Yeni Bir Soluk: Yarışma ile En İyi İç Mimarlık Projeleri Seçiliyor

ArchIST Awards for Interior Design yarışması; Türkiye’de mekan tasarımı yapan mimar ve iç mimarların uluslararası düzeyde başarılı işlerini ödüllendirmek, sektöre hareketlilik getirerek bu coğrafyanın zeki, güçlü ve yaratıcı isimlerinin önünü açmak hedefiyle yola çıkıyor.

Türkiye’nin iç mimar ve mimarlarını hem onurlandıracak hem de ödüllendirecek bir yarışma başlıyor. ArchIST Awards for Interior Design yarışma ve sergisi amacını bu coğrafyanın iç mimari tasarım ve uygulama gücünü yurt dışına taşımak olarak koyuyor. Aslında bu başlıkta iki önemli konu gizli. Birinci olarak; yarışma yapmanın tasarımı geliştirme ve teşvik etme hali ile hak edenin belirlenecek olması, ikinci olarak da; Türkiye’nin mimarlık ortamının değerlendirilmesi konularını gündeme taşıması açısından önemli olması. Çünkü biliyoruz ki ülkemizde çok iyi mimarlıklar üretiliyor. Trend olarak; yabancı mimarlara yaptırılan konsept projelerde her ne kadar yerli mimarın adı yok ise de yerli mimarın da kabiliyetini ölçecek çok yüksek kaliteli işler olduğu ortada. Gerek iç mimarlık gerekse yapı bazında değerlendirilecek ve dünya sıralamasına girecek çok örnek mevcut. Elbette yurt dışından iyi ödüller ile seslerini duyuruyor kimileri. Ama yarışma endüstrisi kavramına yenilen projeler de var. Herkesin malumu… Bu bağlamda her yarışma bir merhale ve ülkenin mimari ortamının gelişimi için çok büyük önem arz ediyor. Üstelik herhangi birinin yakını olmadığı ya da yakın ideolojik fikirlerde olmadığı için proje yaptırılmayan nitelikli mimarın nitelikli iş yapmak için can çekiştiği günümüzde yarışma ile iş almak veya yarışma ile onurlandırılmak çok mühim…

“Yeni Bir Soluk: Yarışma ile En İyi İç Mimarlık Projeleri Seçiliyor” okumaya devam et

Müze Yeni Bir Kültürel Peyzaj Oluşturacak

İstanbul Resim Heykel Müzesi’nin yeni binasının inşaatı sürüyor. Karaköy’deki antrepolar bölgesinde yer alan 5 nolu Antrepo’nun yerine yapılan ve bir süre çalışmaları duran müzenin mimari tasarımını gerçekleştiren Emre Arolat, müzenin bir yıl içinde tamamlanmasının hedeflendiğini söylüyor.

Bir süredir, İstanbul’un en asude yerlerinden birinde, deniz kenarında, çok uzun yıllardır merakla beklenen bir inşaat devam ediyor: İstanbul Resim Heykel Müzesi.

“Müze Yeni Bir Kültürel Peyzaj Oluşturacak” okumaya devam et

Binadan Öte Bir Şehir Mekanı

Teğet Mimarlık tarafından tasarlanan Yapı Kredi Kültür Sanat binası, Galatasaray Meydanı’na açılan cephesiyle ziyaretçilerini selamlıyor. Mimarisiyle dikkat çeken bina, son yıllarda kültür sanat açısından ‘köhneleşen’ İstiklal Caddesi için umutları çoğaltıyor.

İstiklal Caddesi, -geçmişindeki çöküş, ardından yükseliş dönemlerini de hesaba katarsak- 20. yüzyıl başından günümüze dek nitelikli yapıların dokuduğu, hâlâ ve yeniden içerik üretebilecek bir ‘kent parçası’. Uzunluğu iki kilometreyi bulan, yer yer eni 15 metreye dek daralan bu kanyon, içindeki binlerce insanın devinimiyle özgün bir mekan deneyimi sunuyor. Bu, dar cephelerine karşılık arka sokaklara uzanan bina derinliklerinin imkan verdiği, fakat üst katlara çıktıkça tenhalaşan, caddeyle bağı kopan ve dolayısıyla zemin kata hapsolan bir deneyim. Galatasaray Meydanı’nı tutan Yapı Kredi Kültür Sanat (YKKS), tam bu noktada önem kazanıyor. Tünel ve Taksim meydanları arasında kıvrılarak uzanan İstiklal Caddesi’nin dar kesiti bu yapının önüne gelince açılıyor; meydan binayı, bina meydanı kuruyor. YKKS, zemine hapsolan deneyimi, meydandan binaya aktarıyor; bir başka deyişle bina meydanın devamı haline geliyor.

“Binadan Öte Bir Şehir Mekanı” okumaya devam et

Hususi Sokak Arası Müzeleri mi Geliyor?

Son günlerde galeri mekanlarının değiştiğine, dönüştüğüne şahit oluyoruz. Galerilere özel tasarlanan yeni yapılar gündemde. Bu yeni yapılar; lokasyonlarıyla kurdukları ilişki, galericinin ne istediğini mimara aktarabilmesi ve mimarın kendi sanatını görünür kıldığı bir alan yaratması yönünden farklı bir mekanizmaya sahip.

Her şey gibi sergi mekanları da değişiyor. Artık mekansal olarak dönüşüyor galeriler. Başlangıçta bir apartman dairesinin duvarlarının beyaza boyanıp aydınlatma desteğiyle işleve uygun hale getirilmesiyle ‘beyaz küp’ tabir edilen mekanları kullandı galeriler. Bazıları hangarvari büyük açıklıklı ve derinlikli mekanlara taşındılar. Boşluğun kendilerine tanıdığı kadarıyla özgür hissedip sağır duvarları istedikleri gibi kullandılar. Eski bir yapıyı, tarihi yaşanmışlıklarını silmeden sadece galeriye özgü bazı eklentilerle revize edip kullanan galeriler de oldu. Etkiye tepkinin bir katalizör gibi süratle sonuç alınabildiği örnekler sundular ziyaretçilere.

“Hususi Sokak Arası Müzeleri mi Geliyor?” okumaya devam et

Alejandro Aravena

Aravena Mimarlığı Yeni Rol Model mi?

Venedik Bienali 15. Uluslararası Mimarlık Sergisi bu yıl Alejandro Aravena küratörlüğünde gerçekleşecek. 27 Mayıs-28 Kasım tarihleri arasında düzenlenen bienalde “Reporting from the Front-Cepheden Bildirmek” başlıklı ana serginin yanı sıra Arsenale ve Giardini ile kentin farklı noktalarına yayılan ülke pavyonlarındaki sunumları izleyeceğiz. Bienalin dikkat çekici küratörüne ve bu yılın bizlere neler sunacağına biraz yakından bakalım istedik.

15. Uluslararası Venedik Mimarlık Bienali’nin küratörünün Şilili Mimar Alejandro Aravena olduğu açıklandığında bienalin sonuçları pek çok kişide merak uyandırdı. Sebebi Aravena’nın son yıllarda ürettiği mimarlık üzerinden sürdürdüğü söylemi olabilir mi? Ya da boşlukları ustalıkla kullanmasıyla hafızalarımızda yer edinen Aravena aslında bugünün mimar figürünün evrildiği noktayı mı temsil ediyor? Çünkü sosyal konut tasarımlarını kendi internet sitesinden açık çağrıyla bedelsiz olarak halkla paylaşırken bir yandan da bir petrol şirketiyle üst düzey bir bağı vardı. Bir yandan halka yakın durup, günün sorunlarından kopmadan iyi işler üretirken bir yandan da Pritzker’in de aralarında bulunduğu pek çok ödülü toplayabiliyordu. Sistemin hem içinde hem de bir o kadar dışında idi. Hepsini aynı anda, üstelik çoğulculuğu esas alarak yapmayı nasıl başarıyordu?

“Aravena Mimarlığı Yeni Rol Model mi?” okumaya devam et

Bülent Eczacıbaşı

Türkiye Pavyonu Mimarlıktaki Gelişmeleri Tanıtmak İçin Önemli Bir Platform

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) girişimi ve 21 destekçinin katkılarıyla Arsenale’de 20 yıllığına kiralanan mekan sayesinde Türkiye bu yıl ikinci defa Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’nde yer alacak. Pavyonda yer alan serginin, “Darzanà”nın koordinasyonunu da yine İKSV üstleniyor. Hem “Darzanà”yı hem de Türkiye’nin Venedik Mimarlık Sergisi’ne katılımını İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ile konuştuk.

Eczacıbaşı Topluluğu, kurulduğu 1942 yılından itibaren kültür, sanat, eğitim, bilim ve spor alanlarında toplumsal yaşamın gelişmesine katkıda bulunarak örnek teşkil ediyor. Yine Nejat Eczacıbaşı’nın kurucusu olduğu İKSV Venedik Sanat ve Mimarlık Bienali’ne Türkiye Pavyonu’nun katılımı hususunda da büyük rol oynadı. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Dr. Nejat F. Eczacıbaşı önderliğinde kurulan İstanbul Kültür Sanat Vakfı, 1973 yılından bu yana gerçekleştirdiği etkinliklerle kültür sanat alanında hep öncü olmayı amaçladı. Farklı sanat dallarının en iyi örneklerini ülkemize getirmenin yanı sıra kültür ve sanat birikimimizi de uluslararası alana taşımak vakfın öncelikleri arasında yer aldı. Özellikle 2004 yılından itibaren bu amaçla yurtdışında projeler gerçekleştirmeye başladık. Bunun en iyi örneklerinden biri de belirttiğiniz gibi 2007 yılından beri koordinasyonunu üstlendiğimiz Venedik Bienali Türkiye Pavyonu oldu.

“Türkiye Pavyonu Mimarlıktaki Gelişmeleri Tanıtmak İçin Önemli Bir Platform” okumaya devam et

Türkiye Pavyonu sergisi

Suya Sınır Çekilemez, Sözcükler Arasına Tel Örgü Gerilemez

Bu yıl Türkiye Pavyonu’nda küratörler Feride Çiçekoğlu, Mehmet Kütükçüoğlu ve Ertuğ Uçar’ın, Cemal Emden ile Namık Erkal’ın küratöryel işbirliğiyle şekillendirdiği “Darzanà” başlıklı proje yer alıyor. Bienalin ana mekanlarından Arsenale’de yer alan Türkiye Pavyonu sergisi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonunda, Schüco Türkiye ve VitrA’nın eş sponsorluğunda gerçekleştiriliyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın girişimi ve 21 destekçinin katkılarıyla Türkiye, 2014 yılından itibaren Venedik Bienali’nde uzun süreli bir mekana sahip oldu. 20 yıllığına Türkiye’ye tahsis edilen bu mekan sayesinde Türkiye Pavyonu, 2014 yılında ilk kez Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’nde yer aldı. Elbette geç kalınmıştı. Ancak dünyanın önemli mimarlık etkinliklerinden sayılan Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’nde Türkiye’nin de olmasının kıymeti, tartışmasız çok büyük. Bu yıl 15’incisi düzenlenen sergi, Alejandro Aravena küratörlüğünde “Cepheden Bildirmek” teması altında izleyiciyle buluşuyor. Gerek küratörün sosyal konulara karşı bilinen yaklaşımı, gerek statükodan kurtulmaya ve her cephenin sorunlarına parmak basılmasına dair yapılan açık çağrı bu yılın geçmişe göre farkını ortaya koyuyor.

“Suya Sınır Çekilemez, Sözcükler Arasına Tel Örgü Gerilemez” okumaya devam et

Mimarlıkta Yeni Nedir?

Mimarlıkta yeni nedir? Kimine göre değişim, dönüşüm kriterleri, kimine göre teknik bir ilerleme, kimine göre bizim topraklarımıza özgü olarak modernizm, kimine göre kentleşmede alınan bazı kararlar… Uzayıp giden bir konu ‘yeni’. Konuyu İhsan Bilgin, Sibel Bozdoğan, Korhan Gümüş, Cem İlhan, Selçuk Avcı, Nevzat Sayın, Deniz Erinsel Önder, Zeki Bol, Melike Altınışık, Celal Abdi Güzer, Cem Sorguç ve Gökhan Karakuş’a sorduk.

30 Mart’ta İstanbul’da yapılacak konferansın konusu YENİ olarak belirlendi. YENİ başlıklı oturumda Kreatif Mimarlık Kurucu Ortağı mimar Aydan Volkan, ve yazar Murat Gülsoy konuşmacı, Mimar, Editör ve Öğretim Görevlisi Heval Zeliha Yüksel ise moderatör olarak yer alacaklar. Kelime anlamı olarak her duyanın üzerinde çok olumlu bir algı oluşturduğu kesin. Kullanılmamış olan, en son edinilen, daha önce hiç söylenmemiş, görülmemiş, düşünülmemiş yani değişik olan manalarını ihtiva eden ‘yeni’ çok fazla iyiliği içinde barındırıyor. Diğer taraftan bu konunun mimariyi ilgilendiren kısmı olarak “Mimarlıkta yeni nedir?” sorusu uzunca bir süredir bizleri meşgul ediyor. Kimisine göre kelime anlamı olarak ilk defa ortaya çıkan üslup, kimisine göre değişim, dönüşüm kriterleri, kimisine göre teknik bir ilerleme, kimisine göre bizim topraklarımıza özgü olarak modernizm, kimisine göre kentleşmede alınan bazı kararlar… Uzayıp giden bir konu ‘yeni’. Konuyu İnsan Bilgin, Sibel Bozdoğan, Korhan Gümüş, Cem İlhan, Selçuk Avcı, Nevzat Sayın, Deniz Erinsel Önder, Zeki Bol, Melike Altınışık, Celal Abdi Güzer, Cem Sorguç ve Gökhan Karakuş’un görüşleri eşliğinde ele aldık.

“Mimarlıkta Yeni Nedir?” okumaya devam et

TBMM Camii

İller Bankası ve TBMM Camii’nin Akıbeti Ne Olacak?

Behruz ve Can Çinici tarafından tasarlanan, Ağa Han ödüllü TBMM Camii ve Seyfi Arkan tasarımı İller Bankası çeşitli gerekçelerle yıkılmak isteniyor. Gerek mimarlık dünyası gerek kamuoyu bu coğrafyada yapılmış en önemli modern mimarlık eserlerinden olan bu iki yapının yıkım kararlarına tepkili, tartışmalar sürüyor…

Son dönemde başta mimarlık dünyası olmak üzere kamuoyunu Ankara’daki iki bina meşgul ediyor: TBMM Camii ve İller Bankası yapıları. Cumhuriyet döneminde yetişen ilk mimar kuşağından Seyfi Arkan’ın tasarımı olan İller Bankası Binası ile Behruz Çinici ve oğlu Can Çinici tarafından tasarlanan Meclis Camii’nin yıkım kararıyla alevlenen, tartışmalı hukuki süreç devam ediyor. Akıbetlerini önümüzdeki günlerde göreceğiz ama her iki yapının da bu coğrafyada, yakın tarihte yapılmış en önemli modern mimarlık eserlerinden olduğunu söyleyebiliriz.

“İller Bankası ve TBMM Camii’nin Akıbeti Ne Olacak?” okumaya devam et