YAPIYA BAKINCA İNSANI GÖRÜYORUZ

2016 yılında Salt ve Kalebodur işbirliği ile Mimarlık ve Tasarım Arşivi projesi kapsamında arşivi bir araya getirilen Cengiz Bektaş ile söz konusu arşivi bağlamında bir söyleşi gerçekleştirmiştim. 1960’lardan bu yana mimarlık ve edebiyat alanlarında üretim yapan, mimarlığa çok boyutlu katkılarıyla mesleğin gelişimine aracılık eden Cengiz Bektaş’ın arşivi, Salt Araştırma kanalı ile halka açılmıştı o dönem.  Salt Araştırma’da erişime açılan arşiv, Bektaş’ın izniyle kapsamlı mimari çizim dosyalarını da içerecek şekilde sınıflandırılmıştı. Kendisi ile arşiv bağlamında eserleri üzerine konuşmam istendiğinde ustanın hayatının zaten pek çok kaynakta bulunabileceğini görmüş, onun yerine gençliği ve günümüze dair konularda sohbet etmiştik. Bugün söyleşiyi tekrar okuduğumda ne iyi ki hayattan ve tecrübelerinden konuşmuşuz dedim. Bu vesile ile usta mimarı saygı ile anıyorum…

“YAPIYA BAKINCA İNSANI GÖRÜYORUZ” okumaya devam et

HAZIREVDEYKEN CANLI YAYIN SOHBETİ

Herkesi malumu olan ama aslında gerçekten bilmediğimizi bize bildiren tuhaf günlerden geçiyoruz. Dışarıyı özlerken aslında içimize yolculuk ettiğimiz, kendi çekirdek hayatlarımız ile hemhal olduğumuz, durup düşünme imkanı veren günler yaşıyoruz. Bu zaman zarfında kendi adıma çok şey tecrübe ettim ama en önemlisi bir çeşit hicret gibi içime yöneldim. Ailemin,  arkadaşlarımın ve gerçek dostların kıymetini anladığım bir dönem oldu. Okuduğum, yazdığım, çizdiğim, uzaktan çalıştığım, çocuğum ve evim ile ilgilendiğim bu süreçte canlı yayınları merakım çerçevesinde ve elbette zamanım el verdiğince izledim. Hazır Evdeyken ekibi bana moderatörlük görevi sorduğunda çekinsem de iyi sohbetlerin ruhlarımızı iyi edeceğini düşünerek kabul ettim. İlk konuğumuz mimarlık aleminin yakından tanıdığı yetenekli ve uluslar arası aldığı ödülleri ile adından söz ettiren Melike Altınışık.

“HAZIREVDEYKEN CANLI YAYIN SOHBETİ” okumaya devam et

Proje Yönetimi ve İnşaat Hukuku Bilmek Neden Önemli?

Son yıllarda mimarın çeşitli disiplinler ile birlikte çalıştığı, sadece mimarın kararlarına göre hareket edilmediği hatta böyle olmaması gerektiğini gösteren büyük ölçekli projelerde, “proje yönetimi” konusunun önemi ortaya çıktı. Özellikle büyük ölçekli projelerde, tasarımın başlangıç aşaması itibariyle “proje yönetimi” ile ele alındığı, daha en başından konunun uzmanı ile birlikte kurgulandığı, her disiplinden kişinin birlikte masaya oturup projeyi geliştirdiği durumlarda sonuçların daha iyi çıktığı gözlemleniyor. “Proje Yönetimi” konusuna yıllarını vermiş Prof.Dr. Ayşe Zeynep Sözen ile proje yönetimi ve inşaat hukuku konularını günümüz koşulları içerisinde güncel yaklaşımları ile bilmenin ve bu konularda uzmanlaşmanın önemi üzerine konuştuk…

“Proje Yönetimi ve İnşaat Hukuku Bilmek Neden Önemli?” okumaya devam et

Mimarlık ve Sanat Buluşmaları – 03: Ömer Selçuk Baz & Deniz Ünsal

Geçmişi Tunç Çağı’na uzanan bir yerleşim merkezi olduğu arkeolojik kazılar ile kanıtlanan, Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan ticaret yollarının üzerindeki Troya, çağlar boyunca vazgeçilmez bir yerleşim merkezi olup birçok önemli uygarlığa ev sahipliği yapmıştı. Destanlara ve mitolojiye konu olan bu asude topraklar, katmanlı tarihi mirasını ve geniş alana yayılı coğrafi zenginliğini, 2018 yılında açılan Troya Müzesi aracılığı ile artık ziyaretçilerine de anlatıyor. Açıldığı günden beri çok olumlu geri dönüşler alan, ödüllere layık görülen, ziyaretçilerin çok sevdiği Troya Müzesi’ni, açılışının üzerinden iki yıl geçmişken ve kazandığı Ulusal Mimarlık Ödülü’nün hemen ertesinde mimarı Ömer Selçuk Baz ve sergi küratörü Deniz Ünsal ile konuştuk. Mimarlık ve sanat birlikteliğini sorgulamak üzere yola çıktığımız söyleşide, müzenin hikâyesi ve bu kıymetli hikâyenin kendi gerçekliğini kurması üzerine yoğunlaştık…

“Mimarlık ve Sanat Buluşmaları – 03: Ömer Selçuk Baz & Deniz Ünsal” okumaya devam et

Mimarlık ve Sanat Buluşmaları – 02: Kerem Piker & Murat Germen

Fotoğrafı bir ifade / araştırma aracı olarak kullanan ve genellikle kent, planlama ve mimarlık içerikli akılda kalan seriler üreten Murat Germen’in yeni sergisi “Feyezan” 10.09.2020-10.10.2020 tarihleri arasında Ferda Art Platform’da izleyici ile buluşuyor.

Sergide, “Başka Tas Başka Hamam”, “Düşünce Heykelleri” ve “Beraberlik Manzaraları” adlı serilere ve bir video işine yer veriliyor. İlk bölümde; sosyal ve fiziksel mesafelerle yaşadığımız zamandan bağımsız ve en önemlisi din, dil, ırk, cinsiyet, kimlik ve yaş farkı gözetilmeden dünyanın farklı yerlerinden yüzlerce kişinin haberleri olmadan çekilmiş fotoğraflarını görüyoruz. 1107 adetten oluşan fotoğraf seçkisini belli bir yönlendirme ile gezerken fotoğrafları çevreleyen serginin ikinci ve üçüncü bölümlerini su içer gibi ve kendiliğinden deneyimliyoruz.

“Mimarlık ve Sanat Buluşmaları – 02: Kerem Piker & Murat Germen” okumaya devam et

Mimarlık ve Sanat Buluşmaları – 01: Hakan Demirel & Ahmet Doğu İpek

Hakan Demirel ve Ahmet Doğu İpek ile “Mimarlık ve Sanat Buluşmaları” başlıklı bir söyleşi serisinin ilki için bir araya geldiğimiz zaman, pandemi için eve kapandığımız dönemin hemen öncesi idi.

Yayın hazırlıkları sürerken içe kapandığımız, herkesin malumu o süreç başladı. Biz de durduk o süreçte. Herkesin kendi karantinasını yaşadığı o günleri yavaş yavaş geri bıraktığımız bugünlerde kaldığımız yerden devam edip; sanat ve mimarlığın buluştuğu, iç içe geçtiği, kimi zaman rol değiştirdiği işler ve birliktelikler üzerinden sohbet başlatıyoruz.

Geride bıraktığımız 16. İstanbul Bienali kapsamında Abdülmecid Efendi Köşkü içinde yapılan ve oldukça ses getiren bir yerleştirme olan “Soupir” bağlamında Ahmet Doğu İpek ve Hakan Demirel ile sanat ve mimarlık üzerine konuştuk…

“Mimarlık ve Sanat Buluşmaları – 01: Hakan Demirel & Ahmet Doğu İpek” okumaya devam et

Tarım Etrafında Örgütlenen Kültür Örneği: Palanga

Heval Zeliha Yüksel: Her şeyin hızlıca yapılıp edildiği, sırasında düşünülmeyip sonrasında hayıflanıldığı niteliksiz bir yığın haline dönüşen, çoğunlukla kamu yararı olmadan sürdürülebilirliğin hiç hesaba katılmadığı büyük şehir yatırımlarının yanında Mehmet Ali Bey Palanga’sı itiraf etmeliyiz ki ülkemiz için ve “unutulan doğu” için çok heyecan verici ve umut dolu. Size çok sorulduğunu tahmin ediyorum ancak mimar okuyucularımız için bir kere daha sürecin nasıl başladığını duymak isteriz.

“Tarım Etrafında Örgütlenen Kültür Örneği: Palanga” okumaya devam et

VENEDİK MİMARLIK BİENALİ ÜZERİNE MİMAR GÖRÜŞLERİ

Venedik Mimarlık Bienali’ne Türkiye’den katılım anlamında kısa bir geçmişe sahibiz. Bireysel katılımlar dışında, Türk Pavyonu olarak katılım ise bu yıl ikinci defa olacak. Dünyanın mimarlık bilgisinin içinde ülkenin mimarlık bilgisinin nasıl bir yeri olduğunu anlamak; global bilgiye katacak bir şeyimizin ya da global bilgiden alacak bir şeyimizin olup olmadığını görmek için önemli belki de bu bienale katılım. Bienal temaları başlı başına bir tartışma konusu oluyor. Bienal temaları mimarlık aktarma biçimine dönüşüyor bir bakıma. Tüm tartışmalardan azade farklı disiplinlerden mimarlara Venedik Mimarlık Bienali ile genel görüşlerini aşağıdaki maddeler bağlamında sorduk, kendi hislerini paylaşmalarını istedik.

“VENEDİK MİMARLIK BİENALİ ÜZERİNE MİMAR GÖRÜŞLERİ” okumaya devam et

TEĞET MİMARLIK İLE YAPI KREDİ KÜLTÜR SANAT MERKEZİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Teğet Mimarlık tarafından tasarlanan ve geçtiğimiz günlerde açılışı yapılan Yapı Kredi Kültür Sanat binası Beyoğlu Galatasaray Meydanı’na açılan cephesi ile ziyaretçilerini selamlıyor

İstiklal Caddesi, geçmişindeki çöküş-yükseliş dönemlerini de akılda tutularak; 20. yüzyıl başından günümüze dek nitelikli yapıların dokuduğu, hala ve yeniden içerik üretebilecek bir “kent parçası.” Uzunluğu iki kilometreyi bulan, yer yer eni on beş metreye dek daralan bu kanyon, içindeki binlerce insanın devinimiyle özgün bir mekân deneyimi sunuyor. Bu, dar cephelerine karşılık arka sokaklara uzanan bina derinliklerinin imkân verdiği fakat üst katlara çıktıkça tenhalaşan, caddeyle bağı kopan ve dolayısıyla zemin kata hapsolan bir deneyim. Galatasaray Meydanı’nı tutan Yapı Kredi Kültür Sanat (YKKS), tam bu noktada önem kazanıyor. Tünel ve Taksim Meydanları arasında kıvrılarak uzanan İstiklal Caddesi’nin dar kesiti bu yapının önüne gelince açılıyor; meydan binayı, bina meydanı kuruyor. YKKS, zemine hapsolan deneyimi, meydandan binaya aktarıyor; bir başka deyişle bina meydanın devamı haline geliyor.

“TEĞET MİMARLIK İLE YAPI KREDİ KÜLTÜR SANAT MERKEZİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ” okumaya devam et

DARZANA PROJE EKİBİ İLE SÖYLEŞİ

Darzanà: İki Tersane, Bir Vasıta

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın girişimi ve 21 destekçinin katkılarıyla Türkiye, 2014 yılından itibaren Venedik Bienali’nde uzun süreli bir mekâna sahip oldu. Yirmi yıllığına ülkemize tahsis edilen bu mekân sayesinde Türkiye Pavyonu, 2014 yılında ilk kez Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’nde yer aldı. Dünyanın önemli mimarlık etkinliklerinden sayılan Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisinin 15’incisi, Alejandro Aravena küratörlüğünde “Cepheden Bildirmek” (Reporting from the Front) teması ile 28 Mayıs – 27 Kasım 2016 tarihleri arasında izlenebilecek. Türkiye Pavyonu adına katılacak “Darzana” projesinin ekibi ile projenin yapım süreci bittikten sonra bir araya geldik ve projeye ait detayları konuşma imkanı bulduk. İstanbul ve Venedik tersaneleri arasında bir bağ kuran proje başlığını, Akdeniz’e özgü melez bir sözcük olan Darzanà’dan alıyor. İki şehrin ortak noktaları üzerinden ‘su’ya bir sınır çekilemeyeceğini anlatmaya çalışan Türkiye Pavyonu’nun hikayesini küratör Feride Çiçekoğlu ve proje ekibinden Namık Erkal,  Mehmet Kütükçüoğlu ve Ertuğ Uçar’dan dinledik.

“DARZANA PROJE EKİBİ İLE SÖYLEŞİ” okumaya devam et